Asım Gültekin: Edebiyat Yuvalarının Hocası

ENES GÜRBÜZ 

Asım Gültekin: Edebiyat Yuvalarının Hocası 

Bir gün Asım Gültekin’in vefatı üzerine bir yazı yazacağımı hiç düşünmezdim. Bu söylediğimden birden çok anlam çıkarılabilir. En iyisi yanlış anlaşılmaması için olayı başından anlatayım.
 
Şair Sıtkı Caney ile tanıştığımız gün “Asanatlar” isimli bir web sitelerinin olduğunu, şiirden sinemaya her türlü haberleri falan paylaştıklarını falan söylemişti. Eğer şiirlerimi gönderirsem yayımlayabileceğini de belirtmişti. “Özürlü Mısralar” adlı bir şiirimi göndermiştim. Ardından diğer şiirlerimi de gönderdim. O ilk şiirimi gönderdiğim günden itibaren sürekli Asanatlar’ı takip etmeye başladım. Rutin bir alışkanlık hâline geldi artık bu bende. Bizim “Kalemlik” dergisinin haberleri de sitenin edebiyat kategorisinde çıkmaya başladı. 2. sayıdan sonra dergimizi TÜRDEB (Türkiye Dergiler Birliği)’ne bağlarsak bir işe yarar mı diye epeyce düşündük. Sonunda da bu işten bilen birine sormamız gerektiğini fark ettik. Aklıma Asım Gültekin geldi. Ona sormalıydım. Numarasını bulup aradım, konuştuk. Dergi çıkarmama fazlaca sevinmişti. Asanatlar’da YouTube platformu üzerinden okuyucularıyla, edebiyatseverlerle canlı yayın yapacağı haberini gördüm. Hiç kaçırır mıyım? Tabi ki izledim. Kısa zaman sonra İbrahim Tenekeci’nin Genel Yayın Yönetmenliğini yaptığı “Muhit” dergisi Haziran 2020 sayısında Cahit Zarifoğlu Dosyası hazırladı. Asım Gültekin’in dikkati sayesinde zarif şairin vefatından otuz beş gün önce yayınladığı ama hiçbir eserinde yer almayan “İşkence” şiirinin gün yüzüne çıktığını belirtti İbrahim Tenekeci sunuş yazısında. Aynı zamanda Asım Gültekin aynı sayıda “Zarifoğlu Şiirinin Bilinmeyen Kelimeleri” isimli yazısıyla yer almıştı. “Zarifoğlu kelimelere yeni kıyafetler dikme hususunda ve dilin önünü açmakta oldukça mahirdir” diyordu o yazısında. Bu yazıyı yazarken de elimde Muhit dergisinin bu sayısı var. Benim bir huyum var: İstediğim bir kitap ya da bir dergiyi alacaksam, tüm kırtasiyeleri teker teker dolaşırım. Kimse tutamaz beni. Bu dergiyi almak için de neler çektiğimi bir Allah bilir. İnternete girdiğimdeyse yalnızca şiirlere, şairlere bakarım. Yine gezinirken Asım Gültekin ağabeyin Zoom programı üzerinden okurlarıyla canlı sohbet yapacağını öğrendim. Daha sonra da bu sohbetin iki gün önce olduğumu, kaçırdığımı öğrendim. Kaçırdığıma çok üzüldüm. Ama eğer o sohbete katılsaydım vefat ettikten sonra yüzü gözümün önüne geleceğinden daha da üzüleceğimi düşünüyorum. Kalemlik’in 3. Sayısını çıkardıktan sonra Asanatlar’daki haberine bakmak için açtığımda “Asım Gültekin Vefat Etti” haberini gördüm. Yıkıldım. İnna Lillahi ve İnna İleyhi Raciun. Allah’tan geldik, dönüşümüz de yine O’nadır. Allah gani gani rahmet eylesin. Mekânı cennet olsun inşallah.
 
Hakkında detaylı araştırmalar yaptığımda birçok derginin kurulmasına öncülük yaptığını öğrendim. Edebiyat yuvalarının (dergiler) hocası olmak kolay değil. TÜRDEB (Türkiye Dergiler Birliği) başkanıydı ne de olsa. Sonra da dergimiz yazarlarından Mehmet Osmanoğlu hoca ile görüştük ve “Asım Gültekin Dosyası” hazırlamaya karar verdik. Bu kadar. Başka da diyecek lafımız yok. Edebiyat dünyasının başı sağ olsun diyoruz. 
 
(Kalemlik Dergisinin Dördüncü Sayısından) 
 
 

BIR YORUM YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir